14 Mayıs 2012 Pazartesi

hersey yolunda

gittim bugün hastaneye. baktilar ve hersey yolunda erken gelmesi gibi bi durum yok dediler. tamam dedim ciktim ordan ama karnimin alt tarafinda sadece yürürken müthis bi agri var. nerdeyse yürüyemeyecek durumdayim. yavas yavas yürümeye devam ettim hastanenin ana binasi disinda ayri bi binada sadece dogum yeri var. oraya kadar gidince icim rahat etmedi ve orda tekrar sordum normalmi bu agrilar diye.. bekle bekle derken baktilar ve normal dediler... neyse icim rahatlamis bi sekilde yavas yavas eve gittim..

kiz dediler :) bebegimiz kiz olacakmis. doktor öyle demisti. bugün baska bi doktor tekrar sordu biliyormusun diye ve tekrar bakti. cok emin bi sekilde kiz dedi. iyi dedim. cünkü herseyi pembis pembis hazirladik.. bi kac tanidigima kiz demisler ve erkek olmus yada erkek demisler kiz olmus. bizdede öyle olurmuki diye korktum. herseyi hazirlamisken bosa gitmesin dedim. neyseki insallah bosa gitmeyecek. minisimizi kucagima alacagim günü iple cekiyorum :) cok sabirsizlaniyorum gün gectikce. 9 ay gecti 2 hafta gecmek bilmiyor sanki... :))

yarin bitanem yanimda olacak insalla. elini tutabilecegim yine. destegini hissedecegim yine. ona cok ihtiyacim var. sebepsiz yere agladigimda bana sarilip teselli etmesini cok özledim. bugün doktorun odasinda doktoru beklerken bitane kadin dogumhanede sesi geliyordu. kendimi onun yerine koydum ve ya esim yanimda olamazsa diye düsündüm. kendimi o halde yapayalniz düsündüm ve gözlerimden yaslar süzülüverdi. engel olamadim. kendiliginden akiyor.durmuyir. kendi kendimi sakinlestirmeye calisiyorum. doktorun beni o halde görmesini istemedim. sinirlerim bozulmustu. o an esimi yanimda istedim. iste öyle zamanlarda ona cok ihtiyacim oluyor..

13 Mayıs 2012 Pazar

cabuk gel

vedalardan nefret ediyorum. neyseki bu sefer cok kisa iki günlük bi ayrilis olacak insallah. canim askim yanimda olmayinca yarim hissediyorum kendimi. ama aglamayacagim. cok üzülmeme ragmen aglamayacagim. herseye ragmen mutlu olmaya calisacagim. hic gelemeyedebilirdi yanima. ama sükürler olsunki gelebildi. yanimdaydi. bana destek oldu ve bebegimizi hissedebildi :)

bakalim bizim minik babasinin gelmesini bekleyecekmi. yanimda olmasini, dogdugunda kizimizi kucagina almasini, bana destek olmasini o kadar cok istiyorumki. insallah hersey istedigimiz gibi olur. hersey hayirlisiyla olur..

tedirginim.. persembe doktora gittik. bu zamana kadar hersey yolunda gibiydi ama persembe günü doktor plasentada kireclenme var dedi :( pazartesi hastanede randevum var. detayli bakacaklarmis. bebek yeteri kadar beslenemiyorsa biran önce dogmaliymis. doktor cok yürüyüs yap dedi. dün cok büyük degil ama cok uzun bi alisveris merkezine gittik yürüdük, yürüdük ve yine yürüdük. eve geldigimizde karnim agriyordu artik. agri bugünde gecmedi. insallah saliya kadar sabreder minigimiz :) babasininda yanimizda olmasini istiyoruz degilmi...


18 Şubat 2012 Cumartesi

kitaplarim

herkese selam

size aldigim hamilelik kitaplarimi göstermek istiyorum. cok güzel bilgiler var icinde. bunlarida hamile kalmadan önce almisti :) dedim ya cok heves ediyordum lazim olur diye almistim :)

bu kitapta hamilelikte yapilabilecek egzersizler, yenmesi gerekenler, dogum sonrasi bebek bakimi ve bu tür güzel bilgiler var..



bu kitapta hamileligin basindan sonuna kadar dönem dönem bilgiler var. güzel bilgilendiriyor anne adayini. dogum sonrasi icinde bebek bakimiyla ilgili yazilar vaz.



bu kitabi kardesim verdi. oda okudu ve simdi dünyalar tatlisi 3 aylik bi yegenim var. en cok severek okudugum kitap bu almanca bi kitap. ayni icerikli türkce bi kitap bulamadim malesef. hafta hafta bilgiler var. hamile oldugun haftaya göre o hafta yapabilecegin güzel konular yaziyor. ve tabiki dogum sonrasi ve bebek bakimiyla ilgili yazilarda var.


hamileyken okudugum kitap bunlar. iyiki almisim ve okuyorum cünkü önüne gelen sunu yap iyi gelir diyor, bi baskasi yok o iyi degil en iyisi söyle yap diyor. insanin kafasi karisiyor. bu kitaplar sayesinde her konuyu güzel okuyup arastirabiliyorsun. özellikle ilk hamilelikte cok önemli oldugunu düsünüyorum. kitap alinmazsa bile internetten mutlaka arastirilmali..

bye bye

17 Şubat 2012 Cuma

ani kitaplarim

merhaba canlar :)

evet sasirdiniz dimi. iki gün pes pese post :) bende sasirdim ;)

bu ani kitaplarimi hamile olmadan cok önce almistim. cok ilgimi cekiyordu bebek kitaplari. esim ne yapacaksin simdi bu kitaplari desede bakin lazim oldu ve elimin altindaydilar. istedigim an nerden bulabilecektimki hemen. hakkaride benim bildigim bi tane kitapci vardi. cok kücüktü ve böyle güzel ani kitaplari yoktu. dedim nolur nolmaz bulmusken alayim, bi zaman lazim olacak insallah. ve o günler geldi iste :)

bebisim hayirlisiyla dogup büyüdügünde güzel bi hatira olsun, okusun diye simdiden mektuplar yaziyoruz. esimde yazdi. bende yaziyorum. güzel bi hatira kalacak insallah.

bu kitabi internetten almistim..


ilk sayfalarinda güzel bilgiler var. hamilelik, dogum ve sonrasi icin güzel seyler yaziyor. ultrason görüntülerini yapistirmak icinde iki tane sayfa yapmislar. sonraki sayfalarda bos. kendiniz icin yada bebis icin hatira olmasi icin cok güzel.


bilgi icerdigi sayfalar bunlar..

bu kitabida tam hatirlayamadim ama ankaradan almistim herhalde.


hafat hafta güzel bilgiler var. bebegin ve annenin gelisimiyle ilgili seyler var. hafta hafta yapabilecekleriniz ve daha bir süzü bilgi var. haftanin sonunda düsüncelerinizi yazabileceginiz bos bi alan var..


burdada görebilirsiniz bahsettigim bilgileri.

ben her iki kitabida cok begendim. her zaman olmasada yazmaya calisiyorum. bakalim ne zaman doldurabilecegim kitaplari :)

bye bye

16 Şubat 2012 Perşembe

folik asit

merhaba arkadaslar ben geldim yine :)
burayi cok özledim ama malesef cok vaktim olmuyo blog icin. insallah yazmaya calisacagim bundan sonra..

bugün bahsedecegim konu hamileler icin cok önemli bi konu... FOLIK ASIT... bebegin gelisimi icin cok önemli. ben hamileligi düsündügüm andan itibaren aldim ve hala aliyorum. 

hakkarideydim bebek düsündügümüzde. ilk folik asidi ordan aldim. tabiki bulduk. bulamayiz diye düsünmemistim zaten. sonucta ilac eczanelerde tabikide var. 1 kutuyu bitirdim. ha bugün aldik ha yarin aldik derken hep unuttuk. sonra hamile oldugumu ögrenince almak istedik ama yoktu. ben inanamadim.. kac eczaneye sorduysakta yoktu. nasil olurda biter ya. stokta kalmadi diyorlardi ve bize aslinda hamilelikte cok yeterli olmayan ve baska tedavilerde kullanilan degisik bi folik asit verdiler. mecburen onu kullandim..

almanyaya gelince doktora gittim ve bana yeni bi folik asit verdi. önceki kullandigimi yeterli görmedi..


bu folik asidi verdi. icim nasil rahatlamisti. artik bebegim gerekli vitaminleri alacakti..


icinde birsürü vitamin var..

hap ama kocaman normalde agri kesici bile yutamayanlar cok zorlanir yutmakta. ilk baslarda bogazimda kaliyordu. cok zorlandim yutmakta ama simdi alistim. bebegim icin hicbisey zor degil. o saglikli olsunda ben her zorluga katlanirim :)

burda cok belli olmamis ne kadar büyük olduklari



bide  en cok zorlandigim konulardan biride su icmek oldu. normalde bi günde bi bardagi zor bitiren ben nasil icecektim o kadar suyu. simdi 1.5 litrelik suyu karsima koyuyorum ve onu bitiriyorum. ilk baslarda nasil zorlanmistim ama. su icecem diye kendime eziyet ediyordum ama allaha sükür simdi zorlanmiyorum hatta sise bitince daha icesim geliyor :) hamilelikte sivi tüketmekte cok önemli oldugu icin bebisime feda olsun bütün zorluklar. bebisim iyi olsun diye her seyi yapabilirim. bide stresten uzak durabilsem..

evet iste folik asit ve su hikayem.. baska bi konu ve hikayeyle tekrar gelecegim. bekleyin beni ;)

bye bye


6 Ocak 2012 Cuma

çekiliş sonucu

evet çekilişimize başlayabiliriz. bakalım şanslı kim... isimleri önce bi yazalım. bu güzel yazı eşime ait ;) benim yazım biraz çirkinde :D neyse biz işimize bakalım demi..


yazı pek belli değil ama neyse... şimdi katlayalım ve kaseye koyalım.



çekilişin adaletli olması için buraya kadar olan kısmı eşim yapmıştı bundan sonrasınıda ben yapayım.
banada talihliyi belirlemek kaldı..





ve işte beklenen an geldi... şanslı talihlimiz aşağıda :)



undenied hediyeleri sana ulaştırabilmem için adresini bu posta yorum olarak yazman yeterli olacak.. o yorumu tabiki yayınlamayacağım. hayırlı uğurlu olsun..

28 Aralık 2011 Çarşamba

hamilelik pantolonu

merhaba arkadaşlar. artık benimde bi hediye verme vaktim geldi değilmi. hep aklımdaydı ama bi türlü ne hediye edeceğimi bilemiyordum. şimdi aklıma çok güzel bi fikir geldi... isterseniz herşeyi en başından anlatayım.

hamile kaldıktan sonra pantolonlar karnımı sıkmaya başladı. bende gittim bitane hamilelik pantolonu aldım. bunu bulana kadar ama çok aradım. neyse artık bitane hamilelik pantolonum vardı :) nasılda seviniyorum ben ama. çok rahat ve çok sevmiştim. tam boyuma göreydi. ama bikaç kez yıkadıktan sonra boyu olmadı artık. kısa geliyordu. giyemiyordum artık :( yepyeni pantolon ne yapayım ben bunu şimdi diye düşünürken satmaya karar verdim gitti gidiyorda falan. satmayada kıyamadımki. hamile olan bi arkadaşıma vereyim dedim etrafımda hiç hamile arkadaş yokki :( ne yapsamki ya diye düşünürken aklıma hemen siz geldiniz. evet bi hediye postu yapayım dedim :) nasıl heyecanlandım anlatamam. işte bu pantolonun hikayesi böyle.

benim boyum 1,69. bana kısa geldi. sizde ona göre fikir edinirsiniz.

işte pantolonun fotoğrafları




bu önden çekilmiş hali. küçük düğmeli yerde cep var gibi duruyor ama yok



buda arkadan çekilmiş hali. arkadada cep yok




yanında bide bu kitapları veriyorum. hamileyim kitabını daha hamile kalmadan önce almıştım. daha doğrusu hediye gelmişti. annelik akademisinden. bu kitabın hediye olduğunu ben sevgili ilkaydan duymuştum. çok seviyorum kendisini ve severek takip ediyorum.. blog sayfası burda...




bu kitabida hamile kalmadan önce almıştım. çok ilgimi çekti. içinide biraz karıştırınca almalıyım dedim. beğenerek okuduğum bi kitaptı..




işte sizin olmayı bekleyen hediyeler bunlar..



çekiliş için üç şartım var:
1. bloguma üye olmlısınız
2. bu postun altına yorum bırakmalısınız
3. çekilişi blogunuzda duyurmalısınız
katılabileceğiniz son gün 4 ocak saat 23:59'a kadar..

herkese hayırlı günler.. başka bi postta görüşmek dileğiyle 

bye bye

26 Aralık 2011 Pazartesi

nerden başlasamki

merhaba arkadaşlar. nerden başlayacağımı bilemiyorum anlatmaya. o kadar çok şey olduki...

ben en başından başlayayım o zaman. hakkarideydik ve tayin istedik. tayinimiz çok şükür çıktı. kocaeliye çıktı hemde. biz öyle sevinirken bide ne öğrendik :) hamileyim :D çok sevindik hepimiz. ben, eşim, aileler. herkes... testler yaptırdık bize sürekli korkuttular. dış gebelik düşük riski derken eşimle karar verdik ve ben almanyaya ailemin yanına gittim doğuma kadar.. çok şükür şimdi herşey yolunda. 19. haftadayım şu anda..

kocaeliyi hiç görmedim direk hakkariden gittim almanyaya. eşim kocaeliye gitti ve şu anda eşimin yanına geldim bi kaç haftalığına. çok güzel buralar. istanbula çok yakın :) haftasonu bi istanbul turu yaptık çok güzeldi.

anlatacak o kadar çok şey varki.. hamilelikte aldıklarım, giydiklerim, okuduklarım, gittiğim yerler.. daha birçok şey.. ama bir türlü kafamda düzenleyemedim. inşallah herşeyi paylaşmayı düşünüyorum :)

sevgiyle kalın

5 Aralık 2011 Pazartesi

tekrar herkese merhaba

cok uzun bi zaman sonra yine buralardayim. cok güzel yorumlar gelmis hepsine en kisa zamanda cevap verecegim.

hayatimda cok güzel degisiklikler oldu. hamileyim, tayinimiz kocaeliye cikti ve su anda almanyada annemlerin yanindayim. en kisa zamanda türkiyeyi ziyaret edecegim..

blog dünyasini cok özlemisim :)

yine gelecegim bekleyin :)

14 Eylül 2011 Çarşamba

butterkuchen / yağlı pasta

halamdan aldığım ve çok severek yaptığım bi pasta. aynı zamanda çokda kolay ve lezzetli..

ölçüleri 200 ml krema kutusuyla yapıyorum

 malzemeler:
1 kutu krema             (1 becher schlagsahne)
1 kutu şeker               (1 becher zucker)
2 kutu un                    ( 2 becher mehl)
1 paket kabartmatozu ( 1 packchen backpulver)
1 paket vanilya           ( 1 packchen vanillen-zucker)
3 yumurta                  ( 3 eier)

almanyada krema biraz daha sulu olduğu için süt kullanmıyor halam. burda krema biraz katı. kek hamuru gibi olması için göz kararı biraz süt koydum..

üzeri için:
125 gr. tereyağı               ( 125 gr. butter)
1 kutu şeker                    ( 1 becher zucker)
200 gr. badem yaprakları ( 200 gr. mandelblatter)
3 kaşık süt                       (3 esslöffel milch)


hepsini mikserle kek hamuru kıvamına gelene kadar çırpıyoruz. fırın tepsisine pişirme kağıdı koyup üstüne döküyoruz karışımı ve önceden ısıtılmış 175 derecede 15 dakika pişiriyoruz..

125 gr. tereyağını eritiyoruz

 

şeker ve badem ekleyip karıştırıyoruz. süt ekliyoruz ve şeker eriyene kadar ateşte tutuyoruz..

keki fırından alıp üzerini bu karışımı yayıyoruz.
tekrar fırına verip 15 dakika pişiriyoruz..

ve afiyet olsun.. canım çekti yine :) malzemeler gelsin hemen yapacam ;)

hadi sizede kolay gelsin.

görüşmek dileğiyle
bye bye

11 Eylül 2011 Pazar

türkiyede yaşamak

bu postumda almanyadan gelenler için yaşamanın bazı yönlerini anlatmak istiyorum..

benim bazı pişmanlıklarım var bu konuda. eğerki almanyada doğmuş ve büyümüşsen kesinlikle bi meslek sahibi ol ve türkiyedede istediğin zaman çalişma imkanın olsun. eşinin işi iyi olabilir ama evde oturmak insanı bunalıma sokabilir. mesleğin elinde dursun sen yine çalışma. eğerki almanyadan kopmak istemiyorsan bide alman vatandaşı olabilirsin.

kesinlikle almanyadaki düzeni bekleme burda. her konuda. trafik berbat. ehliyeti almanyadan aldım. ama burda korkudan kullanmıyorum. hastaneler ise bi işkence. almanyadaki düzeni tekrar aradım. doktorlar seninle doğru dürüst ilgilenmiyor. muayeneden sonra bi açıklama gereği bile duymuyor. önüne gelene antibiyotik yazıyor.. ben önemli bişey olmadığı sürece doktora gitmiyorum. çok önemli konulardada büyük şehirde üniversite hastanesine gidip profesörlere görünmeyi tercih ediyorum.

devlet kurumlarında bi işin varsa muhakkak tanıdığın biri olması gerekiyor orda. eğer yoksa yandın. bekle bekleyebildiğin kadar. yok "o halamın oğlu işi acil" yok "bu komşumuzun kardeşi işi çabuk biter" ama tanıdığın varsa yüz kişinin önüne geçebilirsin. haksızlık o biçim yapılıyor burda. almanyada tabi adam babasına torpil yapmıyor. alışık olmayınca böyle durumlara gücüme gidiyor herzaman.

türkiyede kesinlikle ev hanımıysan boş durmayacaksın. ben can sıkıntısından nerdeyse bunalıma giriyordum.. bunalıma girdimde hatta ama çabuk çıktım. ben neler yaptım türkiyede mesela. bi ara spora gitti, el sanatları kursuna gittim, açık liseye yazıldım yeni bide tupperware danışmanı oldum...

bunların yanında eşim bana çok büyük destek oldu. her konuda anlayış gösterdi ve yardımcı oldu. eğerki eşim bana destek olmasaydı herhalde burda yaşamam çok zor olurdu..

umarım açıklayıcı olmuştur biraz...

10 Eylül 2011 Cumartesi

tupperware havluluğum

almanyada tanıyordum tupperware'i. ailemde herkes kullanıyordu. hatta annem çeyizime bi iki parça koydu.

evde canım sıkıldığında internetten bişeylar ararştırıyorum. yine canım sıkılmıştı ve tupperware'i araştırıyordum.türkiyedede satıldığını yeni öğrenmiştim. çok sevindim böyle kaliteli ürünlerin sadece avrupa ülkelerinde değilde türkiyedede satılmasına.

işte öyle internetten araştırırken sitesine rastladım. danışmanlıkla ilgili yazılar vardı. pat diye karar verdim "ben tupperware danışmanı olmak istiyorum".. eşime sordum oda "olabilir ama bunları kim alacak, çok pahalı dedi".. olsun ben yinede başladım ve iyikide başlamışım..

başlangıç için güzel sipariş aldım. tabi bende bişeyler sipariş verdim.. aldıklarımdan biri havluluk..


uzun, lale şeklindeki tutacak, havlunun açılıp dağılmasını önler.
esnek tutacağı sayesinde her kalınlıktaki havluyu rahatca kullanabilirsiniz.
özel mekanızması sayesinde en son parçaya kadar havlunun her parçasını rahatlıkla koparabilirsiniz.


yemek kitaplarını açık tutmak için ayaklık olarak kullanılabilir.
tutacak kısmına mutfak önlüğünüzü asabilirsiniz.



bu şekilde tutunca havlu çok kolay kopuyor. bu zamana kadar bi çok havluluk kullandım. ama en dayanıklısı ve kalıtelısı tupperware'in. hem 10 yıl garantili. fiş saklama derdide yok. üzerindeki yazı zaten garantisi.. fiyatı 23,00 TL. biçok kişi çok pahalıymış dedi ama kesinlikle değiyor.. tupperware'i çok seviyorum..

bugünlükte bu kadar. görüşmek üzere.
bye bye

8 Eylül 2011 Perşembe

boğazlı body çekilişi var

sevgili çatı katı ilkay yine bi çekilişle bize bir süpriz yaptı. hadı çekilişe gelin :)

işte burda http://babyh23.blogspot.com/2011/08/nbb-bogazli-body-cekilisimiz-basladi.html

7 Eylül 2011 Çarşamba

düğün davetiyelerim

size bugün düğün davetiye hikayemi anlatmak istiyorum. düğünüm türkiyede oldu. biz düğüne 1-2 hafta kala gittik almanyadan türkiyeye. davetiyeler tabiki çok önce sipariş verilmesi gerekiyordu. ben seçmedim davetiyelerimi. niye davetiyeler diyorum onuda anlatcam..

görümcelerim beğendi davetiyelerimi. bende görünce çok beğendim. ilk seçtikleri davetiye bu..
 



bizim düğünümüz kasabamızda oldu. eşimle aynı kasabadanız. biraz yeni birazda eski adetlerden yaptık. davetiyeler elden dağıtılacağı için sorun yok bu davetiyelerde. ama uzaktaki davetliler düşünülmemiş. davetiyeler uzağa gidecek olunca ezilir diye görümcelerim ikinci uzun yola gönderilebilecek davetiyede seçmişler oda burda..



ikisinide güzeldi ama ilk gösterdiğim davetiyede bence bişey eksikti. ikincisini görünce "tamam budur" dedim. ama haklı değilmiyin sizce? ikincisi daha hoş değilmi?

ben aslında sade bi yazı düşünmüştüm. "düğünümüze bekleriz" şeklinde. o ne "elimizi uzattık, kolumuzu uzattık.. falan filan" bana çok komik geliyodu böyle davetiyeler. telefonda görümcemle konuşurken bi davetiyenin yazısını okudu bana. çok beğendim. bende istiyorum ayni yazıdan dedim ..

yazı şöyleydi..

bir zaman tünelinin sonsuzluğunda, en güzel sevgiyi birlikte yaşadık
her uçurumun kenarında, birlikte meydan okuduk rüzgara
ve gökyüzünden birer yıldız çalıp, ışık yaptık geleceğimize
hayatımızın en güzel gününü, siz sevdiklerimizle paylaşmak dileğiyle..

bugünlükte bu kadar.
yarın görüşmek dileğiyle.
bye bye

6 Eylül 2011 Salı

çekilişeee geeel

duyduk duymadık demeyiiin, moonlıght arkadaşımız bi çekiliş yapacaaaak

buraya geeel http://tamotomatikmoonlight.blogspot.com/2011/08/cekilis.html

5 Eylül 2011 Pazartesi

öğrenci oluyorum

yıllar sonra okumaya karar verdim yine. almayada okudum. türkiyede liseyi bitirmiş olmak için 12. sınıfı okumam gerekiyormuş. 34 kredim eksikmiş. bugün açık liseye kaydolmaya gittim. şimdilik bi sorun görünmüyor. inşallah bi sorun çıkmadan diplomamı alırım. devamınıda düşünüyorum. almancayla ilgili bişey. almanca öğretmeni mesela.

denkliğimi konyadan aldım. hemen verdiler. 1 hafta sürdü herhalde. ben daha uzun sürer diye bekliyordum.

kitaplarımda bi gelsin çalişmalara hemen başlayacağım. içimde bi heycan va.. :))

almanyada okulu bırakmasaydım şimdi bunlarla uğraşmazdım. o zaman cahillik işte. herkes çok yalvardı "birakma, bi senen kalmış, bitiriver" diye. ama o zaman herşeyi en iyi ben biliyordum. hele annam o zamanlar hep haksızdı benim için. ama şimdi annem yanımda olsada yanlış bişey dese bile onun dediğini yapsam. o kadar çok özlüyorumki onları..

iyiki almanyadan sabit hatlara sınırsız konuşuluyor. hergün ariyor. konuşuroruz. şu anda en iyi arkadaşım annem. annem gibi olabilmek için uğraşıyorum. ama biliyorumki onun tırnağı kadar bile olamam. onu çok seviyorum.. anneciğim hakkını helal et. seni çok üzdüm zamanında.. seni çok seviyorum bitanem benim...

dün giydiklerim

merhaba herkese. bayramda hiç post yazamadım. memlekete köye gittik ordadad internet olmayınca giremedim bloğa.

cumartesi akşam geldik. dinlendik. dünde alışverişe çıktık. yiyecek bişeyler aldık. çarşıya çıkarken giydiklerim..

beyazla kırmızıyı kombinledim.
 

altınada bu terlikleri giydim

bundan sonra daha sık görüşeceğiz inşallah. şimdilik bu kadar. yarın tekrar yazarım.
bye bye

24 Ağustos 2011 Çarşamba

tarhana çorbası

uzun bi aradan sonra tekrar burdayım :)

bugün tarhan çorbası yaptım iftara. bizim evden hiç eksik olmaz. hergün olmasada 2 güne bir yaparım nerdeyse. tarhanayı kayınvalidem yaptı. hazır değil yani. ellerine sağlık. birsürüde gönderdi. hep söyler "kızım bişeyiniz eksikse söyle göndereyim" diye. sağolsun bişeyimizi eksik etmez.

küçüklüğümden beri soframızdan hiç eksik olmayan bi çorba. annem pişirirdi bizde afiyetle yerdik. "çok basıt çorbayı yapmak" öyle derdim evlenmeden önce. hatta bütün yemeklere öyle derdim. annem biz okula gidince "siz okuyun ben başka bişey istemiyorum sizden" derdi. ne yemek yaptırırdı nede ev işi yaptırırdı bize.

evlenince biz burda ev bulamadık, mecbur hekim evinde kaldık 1 ay. tabi yemekler hep dışardan :). sonra ev bulduk, taşındık, herşeyimizi aldık, yerleşti. ilk evde yemek pişecek. eşim dedi "hadi patates kızartalım". iyi kızartalımda ben hiç patates kızartmadımki hayatımda. sağolsun hiç üstüme gelmedi bu konuda niye yapamiyosun diye. beraber yaptık.

aradan 2 sene geçti ve ben neler neler yapabiliyorum artık :)). biraz kendimi övmüş gibi oldum :) tamam tamam daha herşey o kadarda mükemmel değil ama "bi kadın 40 yılda kadın olurmuş" diyordu görümcem bana yemek konusunda.. bikaç denemeden sonra tarhana çorbamda çok güzel oluyor. sizinle paylaşmak istedim

tarhan çorbası

malzemeler:
3 yemek kaşığı toz tarhana
5 su bardağı su
1 yemek kaşığı salça(ben 1 yemek kaşığı domates salçası, 1 çay kaşığıda biber salçası kullanıyorum. biber salçası acı görümcem gaziantepten vermişti. az kullanıyorum. güzel bi tat veriyor)
2 yemek kaşığı tereyağı
1 çay kaşığı tuz (salça tuzluysa yetiyor ama değilse damak zevkinize göre ayarlayın. benim salçam tuzlu)
1çay kaşığı kuru nane
yapılışı:
1 su bardağı suda tarhanayı pişirmeden en az bi saat önce ıslatıyorum.

tencerede yağı eritiyorum.
salça ve nane ekleyip hafif karıştırdıktan sonra 4 su bardağı su ve ezdiğim tarhanayı ilave edip tuz atıyorum.

devamlı karıtırarak koyulaşması ve topaklanmamasını sağlıyorum.

kaynayınca karıştırmayı bırakıyorum.

5 dakika daha kaynatıyorum ve tarhana servise hazırdır..
afiyet olsun :)


başka bi postta görüşmek dileğiyle
bye bye

20 Ağustos 2011 Cumartesi

en son almanya ziyaretim

bilet aldık. vakit yaklaşıyor heycanda artıyor. annemgili göreceğim aylar sonra.o gün geldi. sabah kalktık hazırlandım ben ve eşimle aşşağıya indik. yola kadar yürüdük. dolmuş beni yoldan alacak. evet hakkariden vana kadar otobüsle değil dolmuşla gideceğim. başka bi seçeneğim yok. hakkaride havaalanıda olmadığından mecburum.

neyse biz beklemeye başladık. benim gözlerim sürekli doluyor.. "aşkım kendine iyi bak tamammı. sakın bişey yememezlik etme tammamı" eşimde "sen beni merak etme, gez bol bol tamammı".. aklım her seferinde hakakride eşimde kalıyor. benim gözler ama dahada kötüye gidiyor. durduramıyorumki. peçetede almamişim yanıma. yol kenarında bakkal vardı. sabahın köründe 6 da iyikide açıkmiş. ağlamak yok ama artık diye susturu eşim. güldürmeye çalışıyor iyi olayım diye. dolmuş geldi ve ben binim dolmuşa camdan el sallıyorum kendine iyi bak allaha emanet ol.. üzüle üzüle vardım vana ama nasıl vardım.

3 saat falansürüyor. öldüm dolmuşun içinde ya..iki dolmuş gidildi. biri havaalanına gidecekmiş biri merkeze. sen başta kim havaalanına gidecek kim merkeze gidecek ona göre bindir sene yolcunu. karman çorman bindirmişler. vana vardık. haydi bakalım başladı. "sen nereye, tamam sen kal, sen in, bavul varmıydı, o dolmuşa bin, sen gel buna bin" delirdim ben yav. geç kalıyorum uçağa. sonrada yolcunun birini bekledik. be dedim uçağı bi kaçırayım ben ne yapacağımı biliyorum. vardı havaalanına. koştur koştur küçücük bi yer zaten. nereye gideceğim belli ehmen gittim yetiştim uçağa..

istanbul aktarmalı uçuyorum bu sefer allahtan. yoksa bide antalyaya uçup ordan hamburga uçuyordum. vardım istanbula. kocaman bi yer burası havaalanı ise vandaki ne. hakkari merkezden daha büyük havaalanı yav... ara ara buldum gideceğim yeri çok beklemeden bindim ve vardık biz üç saat sonra hamburga. (uçak koprkum her seferinde biraz daha artıyor. inşallah geçer. çok korkuyorum..) hamburg benim şehrim. almanya benim memleketim. ne kadar türkde olsam benim evimdeymişim gibi hissettiğim yer hamburg. çok seviyorum orayı..

beni havaalanından babam aldı. tamirhanesi var oraya yakın. sonra annemgilin yeni evine gittik. çok merak ediyodum ben daha yeni görecektim. çok heyecanlıydım. vardık yeni evlerine vavv çok güzel yaa.. çok beğendim. o zamanlar blog açacağımdan habersizdim fotoğrafını çekmedim evin... ama daha bir sürü eksikleri vardı alınacak. ama ev mükemmel. eve vardık ve girik annem hamur işiyle uğraiıyor akşam bize halamlar, amcamlar, kardeşle., dedemler ve hamile kız kardeşim gelecekti. onu hamileyken ilk defa görecektim çok heyecanlıydım. annemle hasret giderdik. sonra yavaş yavaş hepsi heldi. o kadar mutluydumki.

ama çok kısa kaldım ora 2 hafta. bütün detaylari yazmak istiyorum ama çok uzun bi blog oldu sıkılmayın diye başka bi zaman anlatayım diyorum.. almanyadan bi kaç kare

bu dedem beni havaalanına götürüyor

buda canım annem







bunlarda arabadan ras gele çekilen hamburg fotoğraflari


burası havaalanı, giderken..

çok özledim yaa oralari ailemi

yeni bi blogda görüşmek dileğiyle bye bye